Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Temmuz 2009 Cuma

Almanca Kitap


Almanca ögrenimi icin yaninizda bulundurmanizi tavsiye edecegim yayinlar sunlar:


1)Fono Almanca-Türkce ;Türkce-Almanca Büyük Sözlük

2)Her an basvurabilmemiz icin gerekli olan herhangi bir cep sözlügü. Ama yinede en az 20000 sözcük kapasitesine sahip olsun.

3)Fono Pratik Almanca El Kitabi

4)Yeni baslayanlar icin Almanca Konusma Kilavuzu - ALKIM YAYINEVI (Kasetli veya Cd´´li) Yazanlar:Canan Kocadölü - Heike Offen Eren

5)Almanca Dilbilgisi - Gün Yayincilik - F. Nurten Yildiz

6)Almanca Dilbilgisi ve Sinav Rehberi - Pelikan Yayincilik - Erdem Karabulut

7)Almanca Dilbilgisi - Fono - Ender Erenel - Zafer Ulusoy

8)Bilgisayari olan arkadaslar icin Talk TO Me Deutsch Cd Seti (Bu seti burdan daha ucuz bir fiyata alabilirsiniz)

9)Almanca Deyimler - Fono - Zafer Ulusoy, Siedfried Nentwig...

10)Almanca-Türkce Hikayeler - Fono


SIMDI ´´ALMANCA GRAMATIK VE SÖZLÜK´´ INTERNET ADRESLERINE GECELIM:


1)http://almancaogreniyorum.com/kurzgrammatik.tr.htm

2)http://www.deutsch-lernen.com/anfaengerkurs/uebersicht.php

3)http://almanca1.tripod.com/

4)http://nosferatu.cas.usf.edu/german/grammatik/accusative/accusative.html

5)http://www.canoo.net/index.html6)http://www.almancaogreniyorum.com/

7)http://www2.dw-world.de/turkish/deutschkurs/dwn/ (öneririm)

8)http://www.cas.usf.edu/german/grammatik/

9)http://german.about.com/library/blgrammatik.htm

10)http://www.grammatikdeutsch.de/

11)http://home.pfaffenhofen.de/schyren-gym/gramm/

12)http://members.aol.com/UdoKlinger/inhalt.html

13)http://www.geocities.com/CollegePark/Hall/1238/intro.html

14)http://www.ealmanca.net/index.asp

15)http://www.artidil.com/

16)http://www.germanfortravellers.com/learn/index2.html

17)http://www.bbc.co.uk/languages/german/

18)http://www.almancasozluk.com/

19)http://www.komikim.com/sozluk-ceviri.asp

20)http://www.sozluk.web.tr/

21)http://www.mydictionary.de/ (öneririm)

22)http://konjugator.lingofox.de/de/konjugieren_deutsch.htm

23)http://www.lexikon.ch/woerterbuecher/index.php

Okuma Kitabı


Nuran Turan’a sorduk. Çocuklarımıza daha bebekken kitap okumaya başlamamız gerektiğini konuşuyoruz. Anneler olarak birbirimize kitaplar öneriyoruz. Bazılarını beğeniyor, bazılarını beğenmiyoruz. Peki kitap seçimini nasıl yapmalıyız, çocuklarımıza kitap okumaya ve okutturmaya ne zaman başlamalıyız. Çocuk kitabı yazarlarından Nuran Turan’a sorduk. Bir çocuğa ne zaman ve nasıl hikaye okumaya başlamalıyız? - Anne karnındaki bebekle konuşmanın ne denli faydalı olduğu, uzun zamandır uzmanlar tarafından dile getiriliyor. Bence de anne ve baba, anne karnındaki bebekleriyle konuşarak ona sevgilerini iletebilirler. Ona anlatacakları, kendi hayatlarına dokunan gerçek öyküler, bebeği hayata hazırlamaya yardımcı olur kanısındayım. Çocukların en çok öğrenebildikleri yaş 0-5 yaş arası olarak saptanmış. Gelişmiş ülkelerde, çocuklara bu yaşlarda çok yükleniliyor. Örneğin İngiltere’de okuma yazma yaşı dörde indirilmiş. Amerika’da da öyle. Avustralya’da da aynı uygulamaya tanık oldum. Çocuklar akşam yatağa kitapla giriyor. Okuma alışkanlığı kazandırmak için aileler neler yapmalı? - Çocukları kitapla tanıştırmakta asla geç kalınmamalı. Hazırlanan öylesine güzel kitaplar var ki! Bebeklerin ellerine aldığı kitapları yırtma eğiliminde olması bilinen bir gerçek. Bu yüzden bebeklere yırtılmayan bez kitaplar üretiliyor. Banyoda da kullanılabilecek, yırtılmayan ve sudan etkilenmeyen kitapların üretilmesi, çocuklar ne kadar erken okuma alışkanlığı kazanırsa, o kadar iyidir savını da destekler nitelikte. Ayrıca Uzakdoğu’da üretilen sesli kitaplar, çocukların ellerinden düşüremedikleri arasında bulunuyor. Dokunma duygusunu geliştiren, çeşitli hayvanların kürklerinin, derilerinin aynısı gibi yapılmış resimli kitaplar da çok hoş. Bir tavşanı, bir kediyi, bir geyiği okşayarak duyumsayabilmek, çocukların çok hoşuna gidiyor. Ayrıca kokulu kitaplar var. Resimli kitaplarda çilek, elma, şeftali görüp de onun bir de kokusunu koklamak ne hoş değil mi? Böylece çocuk, küçük yaşta bütün duyu organlarıyla kitabı algılıyor, seviyor ve onu hayatının bir parçası olarak görmeyi öğreniyor. Bazen biz anneler, bir kitabı okurken spontan olarak belli değişiklikler yapıyoruz. Bazen kelimeleri beğenmiyoruz ya da özetliyoruz. Bunun bir sakıncası var mıdır? - Bu durumun bir sakıncası yok. Her anne ve baba çocuğunu daha iyi tanır. Çocukların konuyu anlamasına yardımcı olabilmek için bu tür değişiklikler yapabilir. Bu durumun sadece gelecekte çocuk tarafında ´beni kandırdın´ psikolojisi yaratma ihtimali bulunuyor. Klasikler dışında kalan, konusunu bilemediğimiz yeni bir masalı seçerken nelere dikkat etmeliyiz? - Bu konuda öğretmen ve velileri çok ciddi bir görev bekliyor. Okul ile ailenin işbirliği yapması gerekiyor. Bütün kitapları bir kişi okuyamaz. Bunu okul kitaplığına yapılacak seçkilerde ciddi bir çalışma yaparak çözümlemek mümkün sanırım. Herkes çocuk kitabı yazabilir Herkes çocuk kitabı yazabilir. Yazdıkları da yayımlanabilir. Ülkemizde daha eleştirmenlik müessesesi tam gelişmedi. Aslında en iyi eleştirmen okurdur bence. Doğal olarak da zaman. Çocukların zamanları çok değerli. Canları da çabuk sıkılıveriyor. Öte yandan sevdiği şeylerden de asla vazgeçmiyor. Ayrıca bilmediklerini öğrenmeyi seviyorlar. İlgi alanları geniş bir yelpazeye yayılıyor. Ben çocuklara okulda öğrenecekleri bilgileri verme konumunda görmüyorum kendimi. Zaten öğretmen kökenli olmadığımdan, öyle bir kimliğe bürünmem de olanaksız. Çocukları eğlendiren, hayata hazırlayan, satır aralarında genel kültür, özellikle de kendi kültürümüzü tanıtan öyküler yazıyorum. Öylesine büyük ve köklü bir kültür hazinemiz var ki. Öykülerimde Mevlana, Yunus Emre, Nasreddin Hoca gibi şahsiyetlerin yanı sıra Kapadokya, Dolmabahçe Sarayı, Pera Palas, Rumeli Hisarı, Kız Kulesi, Kapalıçarşı gibi mekanları da kullanıyorum. Atatürk’ün olağanüstü kişiliğini çocuklara tanıtmak üzere yazdığım kitaplarımın, çocukların ellerinden düşmemesi beni çok sevindiriyor. Atatürk kitapları yazmaya başladığımda bir öğretmen arkadaşım; ´Atatürk’e kargaları mı kovalatıyorsun?´ demişti. Atatürk’ün Türk çocuklarına söylemek istediklerini, kendi yaşadığı mekanlarda, günümüzün çocuğu Serdar’la dolaşarak anlatmak hoş bir serüven oldu benim için. Ben Burhan Felek’in öğrencisiyim. ´Bugünün insanının fazla vakti yok, mümkün olduğu kadar kısa yazın´ demişti, Burhan Felek hocam. Kısa ve özlü yazmaya çalışıyorum. Kelime seçimine gelince; ben kuşaklar arasında kopmalar yapabilecek sözcükler yerine güncel hayattaki konuşma dilini tercih ediyorum. Türkçemizin zenginliğinden de faydalanmıyor değilim.

Bebek Kitap



Okul öncesi çocuklar için kitap seçerken ve okurken


Bebeğiniz ve küçük çocuğunuz için kitap seçerken nelere dikkat etmelisiniz? Hangi yaşta, hangi kitapları tercih etmelisiniz? Kitap okurken nasıl davranmalısınız? Kitap okumayı eğlenceli bir aktiviteye nasıl dönüştürebilirsiniz?


Aşağıda okul öncesi dönemde kitap seçimi ve kitap okumakla ilgili bilgiler yer alıyor.


Çocuğunuz bir yaşından küçükse


Basit ve çocuğunuzun dünyasında bulunan nesnelerin parlak renkli resimlerinin olduğu kitapları tercih edin. Sayfalarda herhangi bir yazı bulunmak zorunda değil.
Çocuğun kendi başına da keşfedebilmesi için kumaş, karton veya sert plastikten yapılan kitapları tercih edin.
Basınca ses çıkaran düğmeler ve içi boşaltılabilecek cepler gibi aksesuarları olan kitapları tercih edin.
Biraz daha büyüdükten sonra basit tekerlemeler ya da kafiyeli cümlelerin yer aldığı kitaplar okuyabilirsiniz. Bu tür kitaplar çocuğunuzun dilin ritmini öğrenmesine yardımcı olur. Çocuğunuzun aile üyelerini tanımasına yardımcı olmak amacıyla da birlikte fotoğraf albümlerine bakabilirsiniz.


Bunları unutmayın:


Bebekler iri resimli kitaplardan hoşlanır.
Bebekler bebek resimlerinden hoşlanır.
Bebekler tekerlemelerden ve şarkılardan hoşlanır.
Bebekler aynı kitabın tekrar tekrar okunmasından hoşlanır.
Resimlerin adını söylerken parmağınızla o resmi gösterin. Bebekler böyle öğrenir.
Kitap okurken bebeği kucağınızda tutun.
Okurken ses tonunuz ve yüzünüzde ifadeler oluşturun, ancak abartılı ifadelerden kaçının.


Çocuğunuz 1-3 yaşındaysa


Kolay yırtılmayacak, esnek malzemeden yapılmış
Büyük, parlak resimleri olan
Çocuğunuzun bildiği şeyleri (örneğin banyo yapmak, yemek yemek gibi) yapan çocuk kahramanların bulunduğu
Her bir sayfa da birkaç kelimelik yazıların olduğu (örneğin “köpek nerede” ya da “Mavi ayı” gibi) kitapları tercih edin.


Bunları unutmayın:


Küçük çocuklar aynı kitabın tekrar tekrar okunmasından hoşlanır.
Küçük çocuklar uyumadan önce kitap okunmasından hoşlanır.
Küçük çocuklar okunacak kitabı seçmekten ve kendisi tutmaktan hoşlanır.
Küçük çocuklar yiyecekler, vasıtalar, hayvanlar ve çocuklarla ilgili kitaplardan hoşlanır.
Küçük çocuklar yazısı çok fazla olmayan kitaplardan hoşlanır.
Siz okurken çocuğunuzun hareket etmesine izin verin.
Resimlerin isimlerini belirtin. Küçük çocuklar bu şekilde yeni kelimeler öğrenirler.
Çeşitli nedenlerle beklemeniz gerektiği zamanlarda birlikte kitaplara bakın.
Gittiğiniz her yerde tabelaları ve levhaları okuyun.

Çocuğunuz 3-5 yaşındaysa


Kendi yaşamlarını anlamalarına yardımcı olacak fikirler ya da konular içeren
Belirgin bir konusu ya da kahramanı olan
Bir ya da birkaç kahramanın karşılıklı ilişkisini anlatan öyküler içeren (üç küçük domuzcuk gibi)
Onun yaşındayken kendi sevdiğiniz kitapları tercih edin.


Bunları unutmayın:


Okul öncesi dönemdeki çocuklar çeşitli öykülerin yer aldığı kitaplardan hoşlanır.
Okul öncesi dönemdeki çocuklar alfabe ve rakamların olduğu kitaplardan hoşlanır.
Okul öncesi dönemdeki çocuklar aile, arkadaşlar ve okula gitmekle ilgili kitaplardan hoşlanır.
Okul öncesi dönemdeki çocuklar uyumadan önce kitap okunmasından hoşlanır.
Okul öncesi dönemdeki çocuklar kitap okunurken yanınıza veya kucağınıza otururlar.
Okul öncesi dönemdeki çocuklar öykü hakkında sorular sorarlar.
Çocuğunuzun öyküler anlatmasına izin verin.
Çocuğunuzla birlikte çocuk kütüphanesine ve kitapçıya giderek kendisi için daha fazla kitap seçme fırsatı sağlayın.
Televizyonu kapatın!

12 Mart 2009 Perşembe

Kitap Okumanın Yararları


Okumak, doğduğu andan itibaren birçok eğitim süreci geçiren insan için en kolay ve en etkili öğrenme yoludur. Kitap Okumanın Faydaları.Sahip oldukları bilgilerin %60’ını bu yolu kullanarak edinen gelişmiş ülke toplumları, günümüzde daha fazla okuma alışkanlığına sahip olmanın sağladığı avantajları her alanda yaşamaktadırlar. Geri kalmış toplumların karşılaştıkları sorunların bir çoğunun kaynağında ise eğitimsizlik yer almaktadır.Kitap okumanın faydaları. Bu toplumlarda kişiler, okuyarak geçirebilecekleri zamanları çoğunlukla yararsız uğraşılarla geçirmektedirler. Oysa okuma alışkanlığı öncelikle kişilerin kendisi için edinilmesi mutlaka gereken bir alışkanlıktır.Kitap Okumak Neden Önemlidir? Okuyarak olayların ve gelişmelerin iç yüzünü öğrenen bir kişi, öncelikle kendine olan güvenini artırır. Bu ise aynı zamanda düşünce ufkunu geliştirip, geniş bir görüş açısı sağlayarak, olayları inceleme yeteneği kazandırır. Kitap Okumanın faydaları. Ayrıca okuyan kişiler çok okumanın beraberinde getirdiği zengin kelime dağarcığına sahip oldukları için, hikmetli ve etkileyici konuşarak hitap ettikleri kişilerde etki de uyandırırlar. Bu etki ise insanlarla ilişkileri güçlendirmekte, kişiye daha sosyal bir karakter kazandırmaktadır. Dahası, geniş kelime dağarcığı, insanın daha fazla kavramla düşünebilmesini de sağlar. Yani düşünce kapasitesini ve kültür düzeyini artırır. Boş zamanlarını, çoğu zaman hiçbir yararlı bilgi aktarmayan televizyon karşısında geçirmek yerine kitap okuyarak değerlendiren bu kişiler, edindikleri bilgi ve kültür sonucunda aynı zamanda toplum içinde etkin bir kişiliğe sahip olurlar. Kitap okumanın faydaları.Tüm bu özellikler, kişilerin öncelikle kendileri için okumaları gerektiğinin çok önemli bir göstergesidir. Okuyarak kendini geliştiren kişiler ise elbette çevrelerinde gelişen olaylara da hakim olacak ve toplum içinde eğitim seviyesinde zamanla bir ilerleme sağlanacaktır.Okuyarak Zaman Kazanmak Genellikle iş sonrası veya evde televizyon karşısında amaçsızca, kanal kanal dolaşarak boşa geçirilen zamanlar, kitap okuyarak geçirilebilecek en verimli zamanlardır. Bunun yanı sıra otobüs, tren, taksi ve uçak gibi ulaşım araçlarında seyahat ederken zorunlu olarak geçen boş zamanlar da kitap okuyarak değerlendirilebilecek anlardır. Özellikle bekleme yapılan yerlerde kitap okumak, geçirilen zamanı hem zevkli hale getirecek hem de kişinin yeni bir şey daha öğrenmesine vesile olacaktır. Bu konuda gelişmiş ülkelerin çizdiği tablo oldukça etkilidir. Sahip olunan her boş anda yanlarında bulunan kitabı okuyan Batılılar, kitap okuma alışkanlığının en güzel örneklerini sergilemektedirler.Doğru Kitap Nasıl Seçilir? Okuma alışkanlığı ile ilgili tüm bu ayrıntıların yanı sıra özellikle dikkat edilmesi gereken bir nokta, okunacak kitabın seçilmesinde özen gösterilmesidir. Bir yıl içerisinde basılan binlerce kitabın arasında elbette faydalı eserlerin yanı sıra kitap olarak değerlendirilemeyecek yayınlar da vardır. Tüm bu kitapların arasında okunacak doğru kitapları seçmek ise ancak kişileri doğru yönlendirmek ile mümkündür. Öncelikle okunacak eserlerin okuyacak kişiye heyecan vermesi ve kişinin kitabı zevk alarak okuması önemlidir. Çünkü aksi özelliklere sahip kitaplar, kişileri şüpheci ve ümitsiz bir ruh haline sürükler.Kitap Okumanın faydaları. Karanlık ve iç karartıcı konuların anlatıldığı kitaplardan ise kaçınmak gerekir.Okuyan kişinin gelişmesinde faydalı olacak içeriklere sahip kitaplar, aynı zamanda kişileri vesveseden uzak tutar ve ye’se düşürmez. Puslu olmayan bir zihne sahip olacakları için de doğru ile yanlışı çok daha kolay ve hızlı şekilde ayırt edebilirler. Ayrıca hikmetli, kolay anlaşılır ve samimi üsluptaki kitaplar, okuyan kişilerde çok daha hızlı etki uyandırır. Bu da her okuyan kişinin bilgileri kolay anlamasını ve öğrendiklerinin aklında kalmasını sağlar. Unutulmamalıdır ki; şeytanın oyunu olan zararlı akımlar insanlara her an telkin edilirken, karanlık ve iç karartıcı kitaplar okunması bu saptırıcı akımların işini kolaylaştıracaktır. Kitap Okumanın faydaları.Oysa asıl önemli olan bu zararlı akımların ve davranışların gerçek yüzlerini ortaya çıkaracak kitaplar okumak ve herkesi bu tarz kitapları okuması için teşvik etmektir. Hiçbir bilimsel dayanağı olmayan, şüpheli izahlara dayanan, yalan ve safsatalarla dolu olan yazılar elbette kişilerde olumsuz etkilere neden olur.Bu olumsuz etkiler ise ancak bilimsel gerçeklere dayanan, okuyan kişiyi yormayan, yalın anlatımlı ve kolay anlaşılabilen kitapların okunması ile engellenebilir.Kitap Güzel Bir Hediyedir Kitabı, güncel bilgilere sahip olmak için okunması gereken dergi ve gazetelerden ayıran en önemli özellikleri kalıcılığı ve her zaman başvurulacak bir kaynak olmasıdır. Dergi ve gazetelere oranla çok daha detaylı bilgiler içeren kitap, doğru seçim yapıldığında okunduğu her dönem yarar sağlayacak bir kaynaktır. Bu da okuyan kişinin ardından, sonraki nesillerin de kitaptan faydalanmasını sağlar. Günümüzde yaygın olan bir başka kanı da kitaplara ayrılacak maddi kaynakların (sözde) çok daha eğlenceli alanlar için kullanılabileceğidir. Bunun yanı sıra insanlara, kitap için harcanacak her kaynağın çok olduğunun düşündürülmesi, insanları kitap okuma alışkanlığından gün geçtikçe daha da uzaklaştırmaktadır. Oysa içki, sigara, kumar ve sınırsız eğlence hayatı gibi zararlı alışkanlıklara çok rahat bir şekilde gereken maddi kaynak ayrılmaktadır. Üstelik bu miktar, kitaba verilecek olanın kat kat fazlasını bulabilmektedir.

Kitap Okumanın Faydaları,Kitap Okumanın Faydaları,Kitap Okumanın Faydaları,Kitap Okumanın Faydaları,Kitap Okumanın Faydaları,Kitap Okumanın Faydaları,Kitap Okumanın Faydaları,Kitap Okumanın Faydaları,Kitap Okumanın Faydaları,Kitap Okumanın Faydaları,Kitap Okumanın Faydaları,Kitap Okumanın Faydaları,Kitap Okumanın Faydaları,Kitap Okumanın Faydaları,Kitap Okumanın Faydaları,Kitap Okumanın Faydaları,Kitap Okumanın Faydaları,Kitap Okumanın Faydaları,Kitap Okumanın Faydaları,Kitap Okumanın Faydaları,Kitap Okumanın Faydaları,Kitap Okumanın Faydaları,Kitap Okumanın Faydaları,Kitap Okumanın Faydaları,Kitap Okumanın Faydaları,Kitap Okumanın Faydaları,Kitap Okumanın Faydaları,Kitap Okumanın Faydaları,

28 Temmuz 2007 Cumartesi

Unesco Beyrut'u 2009 Dünya Kitap Başkenti İlan Etti


Unesco Beyrut'u 2009 Dünya Kitap Başkenti İlan Etti


BM'nin Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Genel Direktörü Koichiro Matsuura, Lübnan'ın başkenti Beyrut'un "2009 Dünya Kitap Başkenti" seçildiğini ilan etti. UNESCO'dan yapılan yazılı açıklamada, Beyrut kentinin kültürel çeşitliliği, diyaloga ve hoşgörüye bağlılığından ötürü seçildiği belirtilirken, Matsuura'nın, Beyrut'un seçilmesinden dolayı çok mutlu olduğu ve "Bölgede, bugüne kadar hiç olmadığı kadar gereksinim duyulan diyaloga bağlılığıyla tanınan Beyrut'un seçilmesine çok memnun oldum, kitabın da etkin katkılarının olmasını diliyorum" dediği kaydedildi. 2001'den beri UNESCO her yıl bir kitap başkenti seçiyor. Beyrut ise Madrid (2001), İskenderiye (2002), Yeni Delhi (2003), Anvers (2004), Montreal (2005), Torino (2006), Bogota (2007) ve Amsterdam'dan (2008) sonra dokuzuncu "Dünya Kitap Başkenti" olacak. AA

18 Temmuz 2007 Çarşamba

Çocuk kitabı nasıl seçilir?


Çocuk kitabı nasıl seçilir?


Günümüzde uzmanlar kitapları çocuğun gelişim sürecinde bütünleyici bir araç olarak kabul etmektedir. Kitaplar, okul öncesi yıllardan başlayarak çocuğun bilişsel gelişimi ile dil gelişimine katkı sağladığı gibi duygusal ve sosyal yönden gelişimine de destek verir. Bu nedenle içerik ve dil yönünden nitelikli çocuk kitabı yazımı ve basımı son derece önemlidirÜlkemizde son yıllarda çocuk kitabı alanında yayıncılık giderek artmaktadır. Ancak bu yayınların arasında hiçbir edebi ve eğitsel değeri olmayan kitaplara da rastlanmak mümkündür. Bu nedenle seçici davranmak gerekmektedir.İyi bir çocuk kitabı çocuğun ilgi ve ruhsal ihtiyaçlarını karşılayan fakat herşeyden önce çocuğun zevkle okuduğu bir eser olmalıdır


Kitap satın alırken dikkate alınabilecek bazı öneriler


Çocuklar için kitap seçerken onların gelişim dönemleriyle okuma ilgileri dikkate alınmalı ve bu dönemlere uygun kitaplar seçilmelidir.


Kitap satın alırken kitabın adına, yazarına, resimleyenine ve yayınevine dikkat edilmelidir. Eğer tereddüt yaşanıyorsa kitap almadan okunabilir. Böyle bir imkan olmadığında seçkin yazarlar ve yayınevleri tercih edilebilir.


Kitap seçimi için gazete, dergi, televizyon ve Internet’den kitap tanıtımları takip edilebilir.


Değişik tür kitaplar satın alınabilir. Şiir, çizgi roman, bilmece-tekerleme, biyografi vb.


Hikaye ve masalların dışında kurgusal olmayan bilgi içerikli kitaplar da satın alınabilir. Seviyeye uygun ansiklopediler, tarih, bilim ve teknoloji kitapları vb.


Çocuklar, kitap seçiminde bir ön elemeden sonra özgür bırakılabilir. Okuma materyalini kendileri seçerlerse okumak için daha fazla istek duyabilirler.

KİTAP OKUMAK AZINLIK İŞİMİDİR?


KİTAP OKUMAK AZINLIK İŞİMİDİR?


Nobel ödüllü Portekizli yazar José Saramago, “Okumak her zaman azınlık içindi, her zaman da öyle olacak” dedi, ülkesini şaşırttı. Biz de yazarlarımıza kitap okumanın bir “azınlık eylemi” olup olmadığını sorduk


Murathan Mungan


Kitap okumak keşfedilen ve keşfettirilen bir şey
Saramago’nun bu sözleri hangi bağlamda söylediğini bilemem. Dolayısıyla söyleyeceklerimin ona değil, ortaya konan soruna bir cevap niteliğinde olduğunun bilinmesini isterim. Olgularla, doğruları karıştırmamak gerekir. Azınlık-çoğunluk ayrımı mutlak değerler düzeyinde yapılabilir mi? Dünya nüfusu göz önüne alındığında, okuma oranının her yerde düşük olduğu öteden beri bilinen bir gerçektir; ama anladığım kadarıyla Portekiz Kültür Bakanlığı’nın girişimi de bu yüzden zaten. Kitap okumak, zaten bir “boş zaman özgürlüğü” değil midir? Hani Marx’ın önemle üzerinde durduğu, eşitsizliğiyle ünlü şu “Boş zaman!..” Kimileri hiç çalışmazken, kimilerinin günde on beş saat çalışmak zorunda olduğu sınıflı toplumlarda insanlara kitaba ayırmaları gereken zaman, ne yolla hatırlatılabilir? Açlık sorunuyla boğuşan Afrika’nın, Asya’nın kimi ülkelerinde okuma alışkanlığının istatistiki bir karşılığı olabilir mi? Bütçesinde askeri harcamalarla, eğitim harcamaları arasında büyük uçurumlar bulunan; geçmişi kitap yasakları, kitap yakmalarıyla ünlü olan, eğitim müfredatı çocukluktan başlayarak insanı okumaktan soğutmak üzerine kurulu ülkelerde okuma alışkanlığının varlığı-yokluğu üzerine sağlam veriler çatılabilir mi? Günümüzde görüntü teknolojisinin oyuncaklı gereçlerinin, insanları “okumak” yerine daha zahmetsiz bir yol olan “seyretmeye” yönlendirdiği bilinen bir gerçek. İnsanın kendine ayırdığı zamanı değerlendirmesinde “kitap okuma”nın bu anlamda rakipleri çoğaldı, ama gerçeğin tümü bu kadar mıdır?İnsanoğlunun “homo ludens” olduğuna inanıyorsanız, onun çocukluktan başlayarak kitap okumaya özendirilebileceğine, yönlendirilebileceğine inanabilirsiniz. Dahası, “Reklamlar” çağına inanıyorsanız, buna da inanabilirsiniz. Değeri olmayan şeylerden reklam ve manipülasyon yoluyla “değer” yaratılan bir çağda, “kitap” kendi değerini hatırlatmaya çalışıyor yalnızca. Unutmamalı ki, kitap okumak da, keşfedilen ve keşfettirilen bir şeydir. Konunun üzerine dört koldan gitmek gerekir.


Yaşar Kemal


Büyük bir kesim kitap düşmanı!
Evet, kitap okumak bir azınlık eylemidir. Herkes kitap okumaz; hoşuna gitmez, canı sıkılır... Ama öte yandan, yazarları mutlu edebilecek kadar okur da var dünyada. Fakat uğraşılsa, insanlar okumayı bırakmaz. Türkiye’de niçin az kitap okunuyor? Çünkü okur yazar sayısı da az. Bu ülkenin büyük bir kısmı, politika olarak kitap düşmanı. Ne kadar kitap varsa yakıyorlar, ne kadar yazar varsa hapsediyorlar!


Elif Şafak


Yanlış ve tehlikeli bir sav
Bugün okumanın sadece belli bir elit kesim için olduğu savı, premodern toplumda hayli geçerli olan İncil’i (ya da Kuran’ı) okuma ve anlamlandırma yetkisinin sadece din adamlarına ait olduğu savı kadar yanlış ve tehlikelidir. Herkesten okumayı sevmelerini beklemek doğru olmayabilir, ama okuma özgürlüğünü, hakkını ve alışkanlığını toplumun her kesimine istisnasız yaymaya çalışmak, bence uğrunda mücadele edilmesi gereken bir fikirdir.
Adalet Ağaoğlu
Zorlarsanız büsbütün kaçarlar!
Bu görüş, üzerinde durulmaya değer. Çünkü bizde okurun çok az olmasından ileri gelmiş bir baskı var. Ama bir bakıyorsunuz ki kitaplar da hiç olmadığı kadar çok satış gösteriyor. Tamamen tişört seçer gibi marka seçiliyor ve ne reklam edilirse ona koşuluyor. Bu kadar kitabı satın alan herkesin tümü iyi okur değil bence. Ve onlardan bunu bekleyemeyiz. Çünkü Saramago’nun söylediği gibi, eğer zorlarsanız, büsbütün kaçarlar. Çünkü kendisini okumaya hazır hissetmesi lazım. Ancak kendi isteği varsa, merak içinde gelişmişse iyi bir sonuç alır. Zorlarsanız tişörtten bıkıp atar gibi olur... Bazıları futbola nasıl meraklıdır, evde tutamazsınız; okur da böyle okursa sahici okur olabilir.


İnci Aral


Kitap okumak için edebiyat altyapısı gerek
Haklı buluyorum Saramago’yu. Çünkü kitap okumak asgari bir edebiyat altyapısı gerektirir; okuduğunu anlamayı, ondan zevk almayı... Günümüzün eğitim sistemleri içinde bunun pek yeri yok gibi. Çünkü insanlar çabuk tüketilen, orta zekâlar için sunulan zevklere ve eğlencelere şartlandırılıyor. Bu ihmalin biraz da kasıtlı olduğunu düşünüyorum. Öte yandan, derinlik olarak ucuz kitapların, bu çok az eğitim görmüş kitleye pazarlanması için taktikler geliştiriliyor. Ama bu insanları değiştirecek nitelikte kitaplar değil onlar...


Orhan Pamuk


Demek ki daha çok okumamız gerekiyor!
Saramago, okumanın bir çeşit direniş olarak görüldüğü bir kültürden geliyor. Benim kuşak, ama daha çok benden önceki kuşak, okumaya atfedilen bu özel anlamı iyi bilir. Saramago’nun azınlıklardan kastettiği, okumanın toplumun içindeki küçük bir kesim tarafından yapılan bir iş olduğunu hatırlatmak. Voltaire’den beri insanoğlunun seçkinleri, küçük bir azınlık okuyor, düşünüyor. Keşke ütopyaların dillendirdiği hayallerimiz gerçek olsa da herkes okusa. Bu arada okuma işini 'azınlık’ işi olduğu için itibarlı görmek de yanıltıcı. Azınlık ile itibarı ilişkilendirdiğine göre Portekiz’de azınlığın yaptığı bir işi yapmak şerefli bir şey. Biz daha oraya gelemedik. Azınlık durumunda kalmak hepimizin bildiği gibi bizde alçakça bir şey. Demek ki, daha çok okumamız gerekiyor.


Hasan Ali Toptaş


Saramago’ya katılıyorum!
Saramago’nun sözlerine tamamıyla katılıyorum. Herkes okumak zorunda değil. Okur olmak da yazmak kadar uğraş isteyen, çileli bir iş. “Okur sayısı azaldı” diye düzenlenen kampanyaların ve bu tür kaygıların çok uzağında biriyim. Okumak da yazmak da kişisel uğraşlar; kimseyi zorlayamayız.